Thursday, April 30, 2009

Altınoluk

Altınoluk; Balıkesir Provinz, Edremit Bezirk ist mit einer Kleinstadt. Edremit auf Autobahn-Çanakkale, Edremit ‘e 25 km. Abstand. Nord Kazdağları (IDA), in der südlichen Ägäis (Golf von Edremit) statt. Mitolijide, Trojan-Dikili auf der ägäischen Küste “Küste des Lichts” genannt wird. Altınoluk; Licht am Ufer des Strandes, an den Ausläufern der legendären Mount Ida, den heiligen Olivenbäumen der grün-blaue Ägäis in eine Schönheit, die vor Ort fließt Liebe. Sobald der Welt intensiven Sauerstoff Alplerinden Schweiz bietet für die Menschheit, Natur, grün ist 365 Tage. Mount Ida mit Bin Frühjahr aus dem Quellwasser aus dem Brunnen fließt von der gesunden und gereinigt. Neben der natürlichen Schönheit, und vielleicht noch wichtiger, wie die historische Einsparungen “mit Altınoluk” un, das alte Dorf Siedlungen im Norden der Stadt, befindet sich an der Spitze. Name bis 1927, “Priester”, wie die ersten Daten auf dem 16. Jahrhundert Dorf. Kanuni Sultan Süleyman dem Beginn der (1520-1566) im ersten Jahr der Souveränität der Countdown geht. Rektorat auf der Grundlage hier ’s-Organisation basiert auf einer Geschichte von mehr als 450 Jahren, können wir sagen. Die ersten Einwohner des Dorfes, die osmanische Regierung der Franchise-Steuer durch die Bereitstellung der Client aufnehmen und Rektorat Derbent “ein Ort der Söğütlü Yoruk. Griechische Siedlung, Griechenland ’s Insel Midilli aus dem Jahr 1820 “li getirilen, um in der Zeit der Griechen, und hier repliziert, wurde mit Gehäuse Aufbewahrung. Für den Gottesdienst in der Kirche haben die Griechen. In der Zeit der türkisch-Siedlung, Hıdır und Sakar sagte Kadir und Familien sind bekannt ist. Altınoluk ‘ta lange Geschichte, da die Spuren des heutigen Lebens, die sich die Beispiele der griechischen und türkischen Zivil-Architektur, das kulturelle Erbe sind die wichtigsten Zeugen. Bursa im Jahre 1991 von der Vereinigung für den Schutz des Kultur-und Naturerbe erklärt wurde das städtische Grundstück im Dorf von 36 Gebäuden Altınoluk ist. Das Dorf erstreckt sich ein wichtiger Bestandteil der Protection Plan, 1994 Seit Anwendungen. Einige wichtige Hosts (Abdullah Efendi Konak, etc..) Olsada wiederhergestellt werden, die in der Regel proprietären Strukturen, eine Notfall-Wiederherstellung. Außerdem Erhaltung Pläne müssen mit der neuen Struktur besteht SIT Bedingungen. Unmittelbar südlich des Dorfes in den Ausläufern und SIT, Altınoluk Antandros Theater Verstärker im Jahr 1994, den Bau wurde im Jahre 1997, wann ist ein sehr wichtiger Ort der Kunst und Kultur. Und wie, städtische Grundstück in der ergänzenden olmuştur. Einzigartig in der Natur, 450-jährigen Geschichte und den städtischen Gebieten hat Altınoluk Sit der wichtigsten kulturellen Reichtum der Geschichte, “Antandros” ist urban. Rund 2800 Jahre auf der Grundlage der archäologischen Reichtum der Geschichte, der “aus der Vergangenheit in die Zukunft, die Stadt und die wichtigste Quelle von Licht kültürümüzede Leben. 450 Jahre und 2800 Jahre Antandros Altınoluk. Hier Altınoluk … Altınoluk | Antandros | Altınoluk Otelleri www.altinolukotelleri.net
Posted by sewioz at 13:49:08 | Permalink | Comments (1) »

Monday, April 6, 2009

Tatilin anayurtları burası

Ağva

Ağva, istanbul’un şile ilçesine bağlı bir beldedir. istanbul’a uzaklığı 97 kilometredir ve bir tatil beldesidir. Yeşilçay ve Göksu’nun Karadeniz’e döküldükleri yerde oluşan küçük bir delta üzerine kuruludur. Zaten Ağva, “iki dere arası” demektir.

Son yıllarda adından sıkça söz edilen ağva istanbulda eşine zor rastlanır bir güzellikte.

Ağva hakkında daha detaylı bilgi: www.agvanet.com

istanbul’ un tatil beldesi şile!

şile, istanbul iline bağlı bir ilçedir. Marmara Bölgesi’nin kuzey doğusunda, Karadeniz kıyısındadır. Doğuda Kandıra, güneydoğuda Derince, güneyde Pendik ve Gebze, güneybatıda ümraniye ve batıda Beykoz ilçeleriyle çevrilidir. Yunanca bir kelime olan şilenin anlamı yaban çiçeğidir. şile adını bir bitki türü olan mercanköşkten alır.

şile hakkında daha detaylı bilgi: www.sile-agva.com

Abant

Deniz seviyesinden 1327 m yükseklikte, volkanik patlamalar sonucu oluşmuş, etrafı dağlarla ve çam ormanlarıyla çevriyli bir kenar gölü ve etrafındaki doğal parkurlar ile ünlü tatil yöresi.

Abant hakkında daha detaylı bilgi: www.abantrehberi.com

Safranbolu

Anadolu’nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir iyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresinde tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi.
Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından “Dünya Miras Listesi”ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir.

Safranbolu hakkında daha detaylı bilgi: www.safranbolu.name

Kapadokya

Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. insan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, ipek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.

Kapadokya hakkında daha detaylı bilgi: www.kapadokya.web.tr

Pamukkale

Pamukkale; beyazlığıyla ünlü eşsiz güzellikteki travertenleri ve Antik Hierapolis Kentinin sahip olduğu tarihi değerleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Dünyanın 8 harikası olarak nitelendirilen Pamukkale; pamuksu görünümü ile eşsiz bir seyir zevki sunar. Türkiye’nin Batısındaki Denizli’de bulunan, eşi ve benzeri olmayan travertenleri, antik tiyatrosu, antik havuzu, termal su kaynakları, Hz. isa’nın 12 havarisinden olan St.Philippe’in mezarının bulunduğu haç merkezi olan anıtsal yapısı, Anadolu’nun en görkemli nekropolü, antik şehrin yıkılmasına sebep olan deprem izleri, Apollon tapınağı, görkemli çeşmeleri ile ziyaretçileri bekleyen gizemli ve muhteşem Pamukkale.

Pamukkale hakkında daha detaylı bilgi: www.pamukkale.web.tr

Polonezköy

Polonezköy - Adampol … Bir taşra atmosferinde yemek yemek, trafik kargaşasından uzak bir yürüyüş yapmak istiyorsanız, istanbul Beykoz ilçesinin bu şirin beldesi Polonezköy’de birkaç saat geçirebilirsiniz. Türkiye’de Polonyalıların yaşadığı bu köy, sosyolojik ve coğrafi açıdan, ilk duyuşta insana biraz çarpıcı geliyor. işte burası istanbul’un en güzel sürprizlerinden biridir.

Polonezkoy hakkında daha detaylı bilgi: www.polonezkoyotelleri.org

Dalyan

Dalyan, deniz kenarında değil, ama hem denizi, hem de gölleri var…
Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden Kaunos Antik Kenti burada…
Kayalara oyulan kral mezarlarının en görkemlileri de Dalyan’da…
Dalyan’ın her tarafından şifalı kaplıca suları fışkırıyor. Padişahlara bile hizmet etmiş Sultaniye Kaplıcaları da Dalyan’ın hemen dibinde…
Dustin Hoffman, Sting gibi ünlüleri de konuk eden çamur banyoları da Dalyan’da…
Labirenti andıran kanallarda doyumsuz tekne gezileri de, doğayla baş başa koylarda deniz keyfi de Dalyan’da…
Balık sever misiniz? Levreğin, çipuranın, mavrinin, mırmırın hatta kefalin en lezzetlisini Dalyan’da yersiniz…
Dünya’nın ilgisini çeken caretta-caretta kaplumbağaları da Nisandan Eylüle kadar Dalyan’ın konuğu olur…Nil kaplumbağaları ise sürekli Dalyan kanallarında yaşar…
Kuş gözlemcisi misiniz? Dalyan deltası tam aradığınız yer…Soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan pek çok kuşu burada görebilirsiniz…
Daha neler neler…


Dalyan hakkında daha detaylı bilgiler: www.dalyanotelleri.com

Kerpe

Tarihte Kalpe olarak anılan Kerpe, istanbul’dan üç kürek günü mesafede gösterilir, “öküz boynuzu biçiminde tarif edilirmiş. italya’dan yola çıkan denizciler Trabzon’a getirdikleri çeşitli eşyaları, Rusya’dan veya ipek Yolu’yla gelip Kandıra’dan geçen tüccarlar hep aynı noktada mallarının değiş tokuşlarını Trabzon’da yaparlarmış. Bu güzergah üzerinde denizciler, denizin uygun olmayan durumlarında Karadeniz’deki tek doğal liman olan Kerpe’ye sığınırlarmış. Karadeniz’in batıya bakan bu tek koyu deniz fırtınalı da olsa dalgasız koy korunaklı bir liman olarak kullanılırmış. Açık deniz özelliği görünmeyen koyun, zemini kum, derinliği 50 metre boyunca diz hizasını geçmeyince günümüzde çocukların bile emniyetle yüzecekleri eşi bulunmaz bir plaj konumuna geçmiş. Geçtiğimiz yıl yapılan altyapı çalışmaları bitirilmiş, Kerpe’deki foseptik sistemi kaldırılıp kanalizasyon döşenerek arıtma sistemi hizmete sokulmuş ve denizin tertemiz olması sağlanmış. Kerpe şimdi “Mavi Bayrak” peşinde.

Kerpe hakkında daha detaylı bilgi: www.kerpeotelleri.com

Datça

Datça, Muğla’nın Akdeniz kıyısında yer alan küçük ve şirin bir kasabasıdır. Datça’ya dağların ve şelalelerin arasından kıvrılarak uzanan bir yoldan çam, zeytin, badem ve narenciye ağaçlarının eşsiz güzelliği ve mis kokuları arasından geçerek varırsınız.
Marmaris’ten 67 km. mesafededir, Datça doğanın bozulmadığı, cennetten bir yer olup, stres ve üzüntüden uzak bir yaşam isteyenler için, ideal bir yerdir. Datça dünyada oksijeni en yüksek yerlerin içinde ikinci gelmektedir…

Datça hakkında daha detaylı bilgi: www.datcaotelleri.org

Akçakoca

Yılın dört mevsiminde bir başka güzelliğin hakim olduğu Akçakoca’da gezilip görülecek cezb edici yerler olduğu gibi yapılabilecek birçok aktivitelerde vardır. Ayrıca bölgenin ekonomik ürünü taze fındığı ve fındık mamullerini, bölgeye özel meşhur dağ çileğini ve reçelini, böğürtlenini, nefis kestane balını tadıp satın alabilirsiniz

Akçakoca hakkında daha detaylı bilgi: www.akcakoca.info

Fethiye

Fethiye çoğumuza ölüdeniz’i hatırlatır. Dünyanın en ünlü ve en güzel harikalarından biri olan ölüdeniz’in, muhteşem lagünün turkuvaz mavisi suları için, miller boyu seyahat etmeye değer. Kristal kadar saf olan ölüdeniz’in suları o kadar temizdir ki, eğer tuz atılacak olursa, evde içtiğiniz su kadar temizdir. ölüdeniz iki bölümden oluşur: Birinci bölüm koydan lagüne uzanan Belcekız ya da Belceğiz bölümüdür. Bu bölüm ölüdeniz’in dalgalı bölümüdür. ikinci bölüm içerisinde lagünün bulunduğu gerçek ölüdeniz bölümüdür. Bu bölüm sakin ve sığ olan bölümdür.

Fethiye hakkında daha detaylı bilgi: www.fethiyeotelleri.org

Assos

Bir kadeh şarap elinizde, masmavi deniz ayaklarınızın altında ve muhteşem balık tadı damağınızda… Bunu, Assos yolculuğunuzun sadece küçük bir parçası olarak hayal edin. Bir de gezdiğiniz yerleri, göreceğiniz tarihi, modern yaşamın kaosundan uzak sessiz geçireceğiniz günleri ve unutamayacağınız bir tatili düşünün.

Assos hakkında daha detaylı bilgiler: www.assosotelleri.org

Marmaris

Uzun kıyı şeridi, birçok koyu, doğal limanı, antik kentleri, doğa güzellikleri etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları, tarihin her devrini gözler önüne seren muhteşem kalıntılar ve kültürlerin izlerini bulabileceğiniz Marmaris tarih ve kültür mirası, muhteşem doğası ile Türk ve Dünya Turizm merkezlerinin en önde gelen turizm cenneti…

Marmaris hakkında daha detaylı bilgi: www.marmarisotelleri.org

Adrasan

Eğer yorucu ve uzun mesailelerle dolu iş hayatına, bu yetmiyormuş gibi şehrin patırtısına ve gürültüsüne artık dayanamıyor ve tatilinizde sessizlik ile el değmemiş doğayı arıyorsanız Adrasan sizin için biçilmiş kaftan.Güneşin teninizi okşadığı , kuş seslerinin eksik olmadığı bu cennette görebileceğiniz azami kalabalık ; sabah denizinin tadını çıkaran birkaç tatilciden ibaret. Sırtını çam ağaçlarıyla kaplı Bey Dağlarına vermiş , 2 kilometrelik kumsalı ile yüzünü Akdeniz’in mavisine dönmüş bu şirin belde ; Antalyanın Kumluca ilçesine bağlı bir belediye.

Adrasan hakkında daha detaylı bilgi: www.adrasanotelleri.org

Posted by sewioz at 13:06:20 | Permalink | No Comments »

Wednesday, March 18, 2009

Lazer epilasyon

Lazer epilasyon insan vücüdunda oluşan tüylenmenin tedavisinde kullanılan en önemli gelişmelerden biridir. Lazer epilasyon kullanımından daha öncelerde insanlar istenmeyen tüylerin yok edilmesi için ağda, traş, cımbız gibi tedavi edici olmayan yöntemler kullanmaktaydılar.

Lazer Epilasyon ile birlikte bu tür eylemlere gerek kalmadan, insan vücudunda oluşan ve istenmeyen tüylenmenin önlenmesi için kalıcı bir çözüm bulunmuş oldu.

Lazer epilasyon ve bu yöntemden daha farklı olan iğneli epilasyon yöntemide lazer epilasyon gibi kalıcı çözüm olmaktadır, iğneli epilasyon lazer epilasyona göre daha fazla zaman almakta, bunun yanında ağrılı ve daha pahalı olması yönünden cezbediciliği kalmayan bir yöntemdir.

Lazer epilasyon uygulamasında açık tenli ve koyu renkli tüylenmesi olan kişilerin daha başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir.

Lazer epilasyon uygulamasının yapıldığı merkezlerde, lazer epilasyon yaptıracak kişinin ten rengi, tüylenme durumu göz önünde bulundurularak her hastaya farklı lazer epilasyon uygulanır.

Bu yüzden lazer epilasyon yaptırmaya karar veren bir kişi bu işi profosyonel anlamda yapan ve konunun uzmanlarını bünyesinde barındıran merkezlere gitmesi son derece önemlidir. Çünkü lazer epilasyon tedavisi sırasında uzmanlık, deneyim ve ekipmanlar sağlık açısından çok önemlidir…

Lazer epilasyon uygulaması sırasında oluşacak etkilerin istenen ölçüde olmasının bu faktörlerle direkt olarak bağlantısı bulunmaktadır.

Lazer epilasyon tedavisi iğneli epilasyon tedavisine nazaran bazı üstünlükleri vardır bunları kısaca;

- Lazer epilasyon tedavi süresi iğneli epilasyon tedavisine bakılarak çok daha az zaman almaktadır.

- Lazer epilasyon tedavisinde iğneli epilasyon tedavisinde görülen ağrılarla karşılaşılmaz, bu tedaviyi gören kişilerde herhangi bir ağrı söz konusu olmamaktadır.

- Epilasyon merkezlerindende öğrenilebileceği gibi lazer epilasyon tekniği iğneli epilasyona göre daha ucuzdur.

İğneli epilasyon tedavi uygulaması her kıl kökü için farklı farklı uygulama yapılmaktadır ancak lazer epilasyon ile aynı anda birden fazla kıl köküne işlem yapıldığından daha az zaman almakta ve maliyeti daha düşük olmaktadır.

İlgili linkler:

Lazer epilasyon fiyatları

Lazer epilasyon ile güneş lekesi tedavisi

Lazer epilasyon ile kıl dönmesi

Lazer epilasyonun zararları

Kaynakça: www.epilasyonrehberi.com

Posted by sewioz at 17:17:20 | Permalink | Comments (1) »

Friday, February 27, 2009

Assos

Assos , günümüzdeki yerleşim yeri Behramkale Köyü ile içiçe, çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, M.ö. 1000 li yıllardan bu yana, kesintisiz olarak yaklaşık 3 bin yıldır yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.Bölgede bulunançoksayıda antik yerleşme merkezinin en önemlilerinden birisidir. Assos, ünlü filozof Aristo’nun burada evlenmesine neden olacak güzellikte saklı bir cennettir

Tarihi evlerden oluşan köyde, Ortaçağ mimarisini andıran yapılar arasında dolaşırsınız. Tepelerde binlerce yıllık taşların üzerinde yürürken, pırıl pırıl denize karşı kurulmuş olan bu antik kentin sakinlerinin, ne kadar şanslı olduklarını düşünürsünüz. Yıkıntıların arasında geçmişin izlerini ararken, burnunuza çarpan kekik kokularını da görmezden gelemeyin bu arada.Dolaşırken size mal satmak isteyen satıcıların ısrarlı satış taleplerinide hoş görün.

Mö.VII yüzyılda Midilli’den gelen Methymnalı’ların kurduğu sanılan Assos’ta ilk kazılar, 1881-1883 yılları arasında, Clark ve Bacon başkanlığındaki Amerikan kazı ekibince gerçekleştirilmiştir. Ancak yıllar sonra 1980 yılında, Prof.Dr.ümit Serdaroğlu başkanlığındaki Türk arkeolog ve uzmanlardan oluşan bir ekip, tekrar başlamış kazılara. Sonuçta, yılların emeği ile ortaya Antik Tiyatro gibi muhteşem eserler çıkmış ortaya.2005 vefat eden Prof Dr.ümit Serdaroğlu vasiyeti üzerine Behramkale Köy Mezarlığına defnedilmiştir.

Assos olgusununu ;Assos-Behramkale(Köy içi) , Assos- iskele(Liman), Assos-Kadırga(Kadırga Plajları ve Kadıga Koyu) ve Assos-Yakın çevresi ile beraber; bu gün 2500 kişiyi ağırlayabilecek kapasiteli turizm bölgesi olarak algılamak lazım.Yeniden başlayan kazı çalışmaları, köyün ve yakın çevrenin hareketlenmesine neden olmuş. Limanda (iskelede) yer alan yapılar, orjinal mimarisinin bozulmamasına dikkat edilerek onarılmış ve otel motel gibi konaklama tesislerine dönüştürülmüş.Ayrıca köy içinde ve yakın çevre köylerde ev pansiyonculuğu başlamış ve ev yemeklerinin yapıldığı küçük lokantalar oluşmuştur.Bölgenin en iyi plajlarını Kadıga Koyunda olması nedeniyle Kadırga Plajlar’nda ve Koyda, hızla oteller moteller ve benzeri tesiler oluşmuştur.Behramkale’nin doğu ve batısındaki köyler hepsi yamaçlarda sanki birer duvar apliği gibi durmaktadırlar.Her köyün heme altındaki güzel koylardada ev yemeklerinin yapıldığı küçük lokantalar,pansiyonlar ve küçük oteller oluşmuştur.Bu gün ASSOS temiz havası, denizi, balıkçılığı ve ören yerine olan bağlantısıyla şipşirin bir tatil yöresidir.

Hem denize, hem de karaya egemen bir tepeye kurulan Akropol, 3 kilometre uzunluğunda bir surla çevrilidir.Akropolün kuzeyinde içiiçe günümüzün Behramkale köyü yer almaktadır.işçiliği ve mimarisi açısından döneminin en önemli surlarından biri olarak nitelendiriliyor. özellikle, birbirinden ayrı biçimlerde yapılmış kapıları, gelen ziyaretçileri büyülüyor.

Athena Tapınağı
iö 530′da, Akropol’ün en yüksek yerine (236 metre yüksekte)kurulmuştur. Assos kalıntılarının en önemli yapısıdır.Aynı zamanda gün batımında,iki şarap kadehi ve bir şişe şarapla ziyaret edilmesi gereken en önenli yerdir.Dorik üslupta olmasına karşın, iyon üslubunun özelliği olan çatıaltı frizi vardır. Yanlarda 13′er, ön ve arkada 6′şar sütunla çevrili pepiteros planındadır (bir dizi sütunla çevrili).

iki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir. Kazılarda ana bölümde bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak, daha sonra yok olmuştur. Tapınagın kabartmaları, Paris, Boston ve istanbul Arkeoloji müzelerindedir. Dorik başlıklar, sütun kaideleri ve öbür mimari kalıntılar, çevrede görülebilir.

Agora
Akropol’ün güney yamacındadır. çevresinde dönemin resmi yapıları yer almaktaydı. Agora Tapınağı’nın, iö II. yüzyıldan kalıntıları görülebilir. Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden, özgün planı hakkında bir bilgi yoktur.

Bouleuteiron (Meclis)
Agora’nın doğusundadır. Kürsü, heykeller ve küçük anıtsal yapılardan oluşuyordu.

Gymnasium
iö II yüzyılda yapılmıştır. Agora ile batı kapısı arasındadır. Dört yanı Dorik üsluptaki sütunlarla çevrili, taş döşeli bir avlu biçimindedir. 32X40 m ölçülerindedir. Girişteki yarım daire şeklindeki basamaklar, günümüze ne yazıkki ulaşamamıştır. Kuzeydoğusunda Bizans döneminden kalan bir kilise ile güneybatısında da bir sarnıç bulunmaktadır.

Tiyatro
iö II yüzyılda Agora’nın yakınına kurulmuştur. Son yüzyıla dek tümüyle korunan yapı, günümüzde restorasyon çalışmalarıyla kullanılabilir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Geleneksel Grek tiyatro planına uygun olara, at nalı biçiminde olduğu sanılmaktadır. Roma döneminde yenilenmiştir.

Stoa
önü sütunlu, üstü örtülü galerilerdir (revak). Biri Agora’nın kuzeyinde, öbürü de güneyindedir. Kuzeydekinin iö III yüzyılın sonunda ya da II yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır. iki katlı, Dorik üsluptadır. Alt katta, sütunların arası dörtgen panolarla süslenmiştir. ikinci katın duvarında, tavanı oluşturan ağaç kütüklerin yerleştiği delikler görülebilmektedir.

Aynı dönemden olan güney stoa, üç katlıydı. Orta katta 13 dükkan bulunuyordu. Alt katta ise sarnıç ve 13 hamam yer almaktaydı.

Nekropol
Helenistik ve Roma dönemlerindendir. Nekropol’ün batı ve doğu kapılarını bağlayan yol boyunca, mezar ve anıtlar sıralanmıştı. Batı kapısının kuzeyinde, Publius Varius’un mezar kalıntıları bulunmaktadır.

Hüdavendigar Camii
XIV. yüzyılda, I.Murad döneminde, Assos yıkıntıları arasında yüksek bir tepeye kurulmuş görkemli bir yapıdır. Bizans ve Roma dönemi kalıntılarının kullanılmış olması ilginçtir. Alçı mihrabı süsleyen yaprakların içi, kabartma rumilerle bezenmiştir. Mihrap nişinin yanlarında sütuncuklar vardır. Ana mekan, 8 köşeli kasnağa oturan bir kubbeyle örtülüdür. Son cemaat yerinin iki yanı kapalı olup yanlarda basık kemer, ortada uzunlamasına tonozla örtülüdür. Minaresi yoktur.ihtiyaç olduğunda halen camii olarak kullanılmaktadır.

Behramkale Köprüsü
XIV. yüzyılda Tuzla çayı üstüne yerel taşlardan yapılmıştır. Sivri kemerli yan gözler 7 metre, orta göz 15 metre yüksekliğindedir. Köprüyü bugün yayalar kullanmaktadır.

Kaynakça: http://www.assosotelleri.org Assos otelleri | Assos Pansiyonları

Posted by sewioz at 23:38:43 | Permalink | Comments (1) »

Thursday, February 26, 2009

Ağva El Rio Motel

Ağva, yemyeşil doğası, iki yanında akan Göksu ve Yeşilçay nehirleri, cephesinde Karadeniz’in masmavi suları, birbirinden lezzetli balıkları ile İstanbul’un kuzeydoğusunda yer alan bir doğa harikası…

Nehir kenarı

Kano ve nehir kenarı

İstanbul’a sadece 97 km uzaklıktaki Ağva, Şile ilçesine bağlı bakir kalmış yerden biri. Eskiden çoğunlukla bahar ve yaz aylarında İstanbullular içi sayfiye yeri sayılan ama artık kışın da şehrin gürültüsünden kaçmak ve huzur içinde bir tatil geçirmek isteyenlerin bir numaralı tercihi olan yemyeşil bir rüya Ağva…

İzmit’in çal Tepesi’nden doğup gelen Göksu ve Yeşilçay derelerinin Karadeniz’e döküldüğü yerde, zamanla oluşan delta üzerine kurulan bu şirin beldenin belki de en çekici yanı bu derelerin yemyeşil kıyıları. Oteller ve restoranlar buralara kurulmuş, yörenin tüm aktiviteleri bu kıyılarda gerçekleştiriliyor.

Medeniyetlerin uğrak yeri

Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi bir çok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.ö. 7.yy. uzanan tarihin kalıntılarına Ağva’ ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün. Kalemköy’ de Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hacıllı köyünde, 3.yy. sonu - 4.yy. başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe’ de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntulardır. Ağva’ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir’den gelen Türkmen boylarını yerleştiği söylenmektedir. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları olarak biliniyor.

Kusursuz bir çevre

Ağva, Karadeniz kıyısında 3 km. uzunluğunda kumsala sahip. Yerleşim yerleri çoğunlukla hayli içeride ve çamlıkların arkasında yer aldığı için burada deniz kirliliği yaşanmıyor. Kumsal her zaman tertemiz sizleri bekliyor.

Doğal plajı ve doğa harikası yeşili, etrafında yer alan bakir koylar, adacıklar, ormanlarla doğallığın iç içe ve oksijen oranının çok yüksek olduğu bir bölge. Kilim Koyu, Gelin Kayası, Saklı Göl mutlaka keşfedilmesi gereken yerler. Gelin Kayası denmesinin sebebi, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi. Gelin Kayasının bu adı almasının sebebine gelince, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi.

Yerinde duramayanlar için de ideal

Balık avlamaya meraklıysanız Ağva kıyıları sizin için biçilmiş kaftan. Burada balığa doyacaksınız. Karadeniz’e kıyısı olması nedeniyle ve iki nehir arasında kurulması sebebiyle burada her tür balık bulunuyor. Ağva’nın merkezindeki gözünüze çarpacak en önemli şeyler balıkçı tekneleri olacaktır. Balıkçılarla sohbet edebilir, çay içebilir hatta birlikte balığa bile çıkabilirsiniz. Yöredeki tesislerde her zaman mevsimin taze balıklarını bulabilirsiniz.

Eşsiz tabitatıyla keşfedilmeye hazır Ağva’da, yaz kış su sporları (dere kıyısında kano, deniz bisikleti) kış aylarında fitness, doğası itibariyle trekking ve avcılık yapabilirsiniz. Ormanda yürüyüş, koşu, bisiklet, kamping gibi aktiviteler için son derece uygun olan Ağva, yazın Karadeniz’in hırçın sularında serinlemek isteyenler için de ideal. Kaplumbağa, ceylan, kurt, çakal, yaban domuzu, tilki, birçok kuş türü barındıran Ağva avlanmaya da çok uygun. Temiz havayı buram buram solumak, romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenen şifalı kumsalında yürümek, dere kıyısındaki restoranlarda lezzetli balıkları tatmak da Ağva’nın keyfine varırken ihmal etmemeniz gerekenler.

Ağva’da pazar cuma günleri kuruluyor. Bu pazarda yöre insanının kendilerinin yetiştirdikleri ürünlerini bulabilirsiniz. Hem bu ürünler doğal, hormonsuz ve sağlıklı. Ayrıca çarşı içinde yer alan 70 yıllık fırından alacağınız ekmekin ünü Ağva’nın sınırlarını bile aşmış durumda. Burada yiyeceğini ekmekin tadına başka hiçbir yerde varamayabilirsiniz.

Ağva’ya gelirken yanınıza fotoğraf makinenizi almazsanız, yemyeşil doğayı, ağaçlar arasından Karadeniz’e dökülen nehirleri gördüğünüzde pişman olabilirsiniz.

Yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını görebileceğiniz, Ağva’ da sımsıcak bir konukseverlik ve özenli bir hizmet anlayışıyla sizlere gönlünüzce bir tatil imkanı sunuyoruz.

İstanbul’a 92 km. uzaklıktaki Ağva’da, Göksu nehri kıyısında yer alan Ağva El Rio Motel, 26 yatak kapasitesi, özel barı, iskelesi, düzenli mutfağı ve enfes yemekleri ile siz değerli misafirlerimizi ağırlamak üzere cennetin kıyılarında bekliyor.

Ağva El Rio Motel

Eski Şile Yolu No:1 Ağva - İstanbul
Tel/Fax : (216) 721 72 80-81-82
email: info@elriomotel.com

www.elriomotel.com

Posted by sewioz at 02:29:43 | Permalink | No Comments »

Tuesday, February 17, 2009

Marmaris

Uzun kıyı şeridi, birçok koyu, doğal limanı, antik kentleri, doğa güzellikleri etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları, tarihin her devrini gözler önüne seren muhteşem kalıntılar ve kültürlerin izlerini bulabileceğiniz Marmaris tarih ve kültür mirası, muhteşem doğası ile Türk ve Dünya Turizm merkezlerinin en önde gelen turizm cenneti…

Marmaris kısaca tatilin gerçek adresi, marmaris otelleri ve marmaris pansiyonları sizleri agırlamak için bekliyor.

Kaynakça: www.marmarisotelleri.org

Posted by sewioz at 13:32:46 | Permalink | No Comments »

Sunday, February 15, 2009

Saç dökülmesi

PARİS - Bonn Üniversitesi’nden Axel Hillmer ve Londra’daki King’s College’dan Tim Spector, iki grup üzerinde araştırma yaptı.

Bilim adamları, yüzde 80’i irsi olan ve şakaklarda başlayan, başın ön ve orta bölümlerinde devam eden erkeksi saç dökülmesine (alopesi androgenetik) büyük ölçüde zemin hazırlayan kromozoma bağlı iki değişiklik belirledi.
Avrupa’da saç dökülmesi sorunu olan, 1125 ve 296 erkekten oluşan gruplar üzerinde yapılan araştırmalar, androjen (erkeklik hormonu) alıcısını kodlayan gendekinin yanı sıra 20. kromozomda farklılık belirlenen kişilerin saçlarının dökülme riskinin diğerlerine göre 7 kat fazla olduğunu gösterdi.

Genellikle erkekleri etkileyen ancak kadınlarda da görülebilen, çok sık rastlanan bu saç kaybı şeklinin erkeklik hormonlarına bağlı olduğu sanılıyordu.

Tim Spector, araştırmanın saç dökülmesine karşı, dökülme başlamadan önce daha etkili tedavilerin yapılmasını sağlayabileceğini belirtti. Sonraki dönemlerde dökülen saçlaraysa saç ekimi yapılabileceği söylendi.

Araştırma, İngiliz “Nature Genetics” dergisinde yayımlandı.

Kaynakça: www.sacsagligi.info

Posted by sewioz at 13:03:40 | Permalink | No Comments »

Friday, February 6, 2009

Kaspersky Antivirüs

Kaspersky Anti-Virus 2009 tarafından gerçekleştirilen işlevler
Bilinen tüm zararlı yazılım türlerini engelleme. Kaspersky Anti-Virus 2009, kullanıcılarını bilinen tüm mevcut kötü niyetli programlara karşı etkin bir şekilde korumak amacıyla saat başı güncellenen kötücül imza veritabanlarını kullanmaktadır.
Proaktif Savunmayla her türlü yeni tehdit çeşidine karşı koruma. Kullanıcıları anti-virüs laboratuarının henüz incelemediği yeni, kötü niyetli bir programdan korumak için bilinmeyen uygulamaların izole edilmiş sanal ortamdaki davranış öykünmesi, sistem kaynaklarına erişimlerinin kısıtlanması ve faaliyetlerinin sürekli olarak izlenmesi sağlanır.
Potansiyel tehditleri önleme. (Microsoft Internet Explorer da dahil) ana bilgisayarda kurulu olan yazılımlardaki zayıf noktaları arama ve analiz etme, potansiyel tehditlerin neden olabileceği istismarın önlenerek, sistem güvenliğinin yeterli düzeyde tutulmasını sağlar.
Kullanıcının uygulamayla daha kolay ve çok daha rahat bir şekilde etkileşimde bulunmasını sağlamak için yeni sihirbazlar ve özel görev izleyicileri eklenmiştir. Kaspersky antivirüs Adım adım modundaki performansları ile kullanıcının işini çok daha kolay hale getirirler.

Temel Koruma

  • Virüsler, Trojanlar ve solucanlara karşı koruma
  • Spyware ve adware engelleme
  • Gerçek zamanlı dosya tarama (erişim durumu) ve gerektiğinde
  • Email taraması (email alıcısından bağımsız)
  • Internet trafiği taraması (internet tarareyıcısından bağımsız)
  • Chat programları koruması (ICQ, MSN)
  • Bilinmeyen tehditlere karşı sezgisel
  • Java and Visual Basic uygulamaları taraması

 Önleyici Koruma

  • İşletim sistemi ve uygulamaların zayıf yönlerinin taranması
  • Internet gezginlerinin zayıf yönlerinin analizi ve kapatılması
  • Kötü amaçlı site linklerinin iptal edilmesi
  • Sıkıştırılmış dosyaların taranması
  • Dünya çapında tehdit izlenmesi  (Kaspersky Security Network)

İleri Düzey Koruma ve Kurtarma

  • Program virüslü bilgisayarlara yüklenebilir
  • İptal ve durdurmalara karşı otomatik
  • Kötü amaçlı programların kaldırılmasından sonra doğru sistem ayarlarına geri dönüş
  • Kurtarma diski yaratmak için araçlar

Veri ve Kimlik Hırsızlığı Koruması

  • Phishing site linklerini iptal etme
  • Her tür keylogger koruması 

Kullanışlılık

  • Kurulum sırasında otomatik konfigürasyon
  • Ortak görevler için sihirbaz uygulaması
  • Sanal raporlama ve tablolar
  • Kullanıcılara gerekli alarm bilgilerinin sağlanması
  • Otomatik yada interaktif mod
  • Mesai saatleri dahilinde teknik servis
  • Otomatik veritabanı güncellemesi
Posted by sewioz at 23:32:25 | Permalink | No Comments »

Wednesday, February 4, 2009

Safranbolu

İlin en gelişmiş ilçesi olup il merkezine 8 km uzaklıktadır. Kuruluşu çok eskilere dayanan ilçede tarihsel değerler ve kültür dokusu korunarak günümüze kadar bir bütünlük içinde aktarılmıştır. Bu nedenle bölgesinde bir turizm merkezi konumundadır. Coğrafi konumu Safranbolu’nun tarih boyunca bölgenin idari ve ticari merkezi olmasını sağlamıştır.


       İlçenin 20 mahallesi ve 54 köyü mevcuttur. Nüfusunun 32150’si merkezde 13820’si ise köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 1023 Km2, denizden yüksekliği 500 metredir. İlçeye ait en önemli yükselti Sarı çiçek Tepesi(1750 m)dir. İklim yönüyle de Karadeniz ve İç Anadolu iklimi arasında bir geçiş kuşağındadır.

  Geleneksel Türk Toplum yaşantısına ait tüm özellikleri yansıtan ve tarihi geçmişinin yaratmış olduğu kültürel mirası çevresel dokusu içerisinde koruyan örnek bir kent olan Safranbolu UNESCO tarafından “Dünya Miras Listesi”ne alınmıştır.
       Bugün Dünya Kültür Mirasına dahil edilen ve sit alanı olarak tespit edilen eski şehir merkezinde 1008 adet tarihi eser tescil edilmiştir. Bu eserler arasında; 1 özel müze, 25 cami, 5 türbe, 8 tarihi çeşme, 5 hamam, 3 han, 1 tarihi saat kulesi, 1 güneş saati ve yüzlerce ev ve konak bulunmaktadır. Bunların dışında höyükler, tarihi köprüler ve kaya mezarları bulunmaktadır.Müzekent Safranbolu insanlara bir dönemin tarihi ve kültürel atmosferini yaşama imkanını sunarken, doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Yörük Köyü tarihi dokusunu koruyan önemli yerleşim birimlerinden birini teşkil eder.
       Safranbolu’da her yıl Ağustos Ayının 2. Haftasında “Uluyayla Şenlikleri”, 20-24 Eylül’de “Altın Safran Belgesel Film Festivali” düzenlenmektedir.

Kaynak: www.safranbolu.name

Safranbolu Otelleri | Safranbolu Evleri | Safranbolu Konaklama | Safranbolu Otel | Safranbolu Pansiyon

Posted by sewioz at 05:12:13 | Permalink | No Comments »

Monday, February 2, 2009

Fethiye

Fethiye by sewiom.

Antik çağlardaki adı Telmessos olan Fethiye, Anadolu uygarlıklarının en eskilerinden biri olan Likya Devletinin batıda Karya sınırındaki en önemli kentidir.kuruluşuna ilişkin kesin bir bilgi bulunmamasına rağmen elde edilen yazılı belgelerde kentin geçmişinin M.ö 5.YY a kadar uzandığı belirtilmektedir.Bir Likya efsanesine göre Finike Kralı Agenor’un kızına sevdalanan Tanrı Apollon küçük bir köpek kılığına girerek kral kızının gönlünü çalar ve bu evlilikten doğan çocuklarının ismini de Telmessos koyarlar. Apollon’un kurduğu kente de oğluna ithafen Telmessos adı verilir.Adını Tanrı Apollon’un oğlundan aldığı söylenen kent Mö 547 yılında Pers Kralı Harpagos’un tüm Likya ve Karya kentleri ile birlikte Telmessos’u da ele geçirmesiyle Perslerin 1. Satraplığını oluşturur.Mö 5. YY ortalarında kurulan Antik-Delos Birliğine katılan Telmessos bir müddet sonra bağımsız bir kent olarak birlikten ayrılmasına rağmen Mö 4.YY a kadar birlikle ilişkisini sürdürmeye devam eder.

Fethiye Mendos dağının eteklerinde adını verdiği körfezin çevresine yerleşmiş şirin bir Akdeniz şehridir. 3. jeolojik zamanda meydana gelen çökme ve yükselmelerle oluşan yüksek sıra dağlar ve dağların eteklerindeki yüzlerce koy ve tüm Fethiye sahil şeridinde birbiriyle kucaklaşmış gibidir.

Toros’ların güneybatı ucunu oluşturan ve yükseklikleri 2000m. yi geçen bu sıra dağlar ( ki antik çağda bunlara Kragos ve Antikragos adi verilirdi) İç tarafa hiç geçit vermeksizin denize paralel olarak devam eder. Akdeniz iklimine has ılık ve güneşli bir kış gününde kordondaki çay bahçelerinden birinde çayınızı yudumlarken, etekleri çam ormanlarıyla bezeli başı dumanlı bu dağlar, doruklarındaki karla size bir kez daha cennete hoş geldiniz diyecektir. Kurak, uzun ve sıcak yazlar, yağışlı, ilik ve kısa kışlar Fethiye’nin iklim özelikleridir. Yaz ayları 30-40 derece olan sıcaklık, kışın genellikle 10 derecenin üzerindedir. Hiçbir mevsiminde 16 derecenin altına düşmeyen turkuvaz renkli bu sularda yılın dokuz ayında denize girilebileceği düşünülürse, Fethiye’de yaz ve bahar olmak üzere sadece iki mevsimin sürdüğünü söylemek pek yanlış olmayacaktır.

Yörede hüküm süren iklim özelikleri nedeniyle bölgede akçam, karaçam ve kızılçamdan oluşan çam ormanları büyük yer kaplamaktadır. Zeytin, Defne, Mersin, çınar, Kavak, Akasya gibi ağaçlar bu zengin bitki örtüsünün sayabileceğimiz diğer ağaç türlerindendir. Ayrıca ilaç ve kozmetik sanayicinde önemli bir kullanım alanı olan sığla yağının elde edildiği Günlük Ağacı (Liquidamber Oriantatis) dünyada eşine az rastlanır ağaç türleri arasındadır.Yaklaşık 10 milyon yıldır, neslini devam ettiren, buzul çağları öncesinden bugüne gelebilen bu bitki dünya üzerinde sadece Fethiye ve Köyceğiz yöresi ile California’nin küçük bir bölgesinde yetişmektedir.

Tanrının doğaya bağışladığı bu tabiat ve tarih cennetine kara, hava ve deniz yollarından dilediğiniz herhangi biriyle ulaşmanız mümkündür. Muğla, Antalya ve Burdur bağlantılı üç kara yolu ile çam ormanları arasında yapacağınız rahat bir yolculuk ile Fethiye’ye ulaşabilirsiniz. Her üç yönde yapılan düzenli otobüs seferleri Fethiye’nin diğer tüm kentlerle olan bağlantısını sağlamaktadır. Hava ulaşımı için en yakın alan 50 km. uzaklıktaki Dalaman hava alanıdır.

Türk Hava Yollarının yaz-kış sürdürdüğü İstanbul, İzmir,Ankara ve Antalya bağlantılı seferlerinin yanisira turizm sezonu boyunca Avrupa’nın birçok şehrine de uçuşlar yapılmaktadır.

Detaylı bilgi: www.fethiyeotelleri.org | Fethiye otelleri | Fethiye pansiyonları | Fethiye Hotels | ölüdeniz | Kelebekler vadisi | Kabak koyu | Oniki adalar | Kursunlu koyu

Posted by sewioz at 23:33:55 | Permalink | No Comments »